UETD, en registrerad turkisk förening, anordnade en konferens ı Stockholm och ficklöfte om att använda en lokal tillhörande till en skola. Dagen förra tillställningen skrämde kommunens skolpolitiker skolans rektor till att inte tillåta lokalens användning av föreningen. De hyrde en annan lokal och genomförde konferensen 

Samma förening anordnade en liknande aktivitet i Malmö. En lokal på ett hotell hyrdes. Ett par dagar före konferensen fick hotelldirektionen ett osmakligt brev, blev skrämd och annullerade hyresavtalet. Genom att hyra en annan lokal räddades tillställningen.

Idag, för att fira UETD:s Göteborgs filials öppnande, skulle en familjetillställning äga rum i en kommunal lokal men, t.o.m. dödshot från onda krafter tvingade föreningen senarelägga tillställningen. 

Ovan, beskriver jag vad som hände på de senaste veckorna i vårt land år 2016. Visserligen beskriver och skyddar vår grundlag vår yttrandefrihet vår och mötesfrihet men, gäller inte lagen för alla? Ska vi låta onda krafter åsidosätta våra grundlagsenliga fri och rättigheter genom att skriva öppet brev eller hota per telefon? 

VI MÅSTE FÖRSVARA VÅRA GRUNDLAGSENLIGA RÄTTIGHETER OCH STOPPA DE ONDA KRAFTERNA!

Anayasal haklarımızı kim koruyor?

Tescil edilmiş bir Türk derneği olan UETD yapacağı konferans için Stockholm’da bir okulun konferans salonunu kullanmak için müsaade aldığı halde şehrin okul politikacıları, toplantıdan kısa bir zaman önce, okul müdürünü tehdit ederek salonun kullanılmasını önlediler ama dernek başka bir lokal kiralıyarak konferansı gerçekleştirdi.

Aynı dernek aynı amaçla Malmö de bir otelin salonunu kiraladı ancak toplantıdan bir kaç gün önce otel müdürü kendisine yazılmış çırkin bir mektup nedeniyle korktu ve  kira kontratını iptal etti. Konferans başka bir lokal kiralanarak yapıldı.

Bu gün UETD, Göteborg şubesinin açılışını kutlamak için, belediyeye aıt bir lokalde, yemekli bir aile toplantısı yapmayı planlamıştı. Kötü niyetli karanlık güçlerden gelen tehditler nedeniyle  bu defa yapılacak etkinlik başka bir tarihe ertelendi.

Yukarıda kısaca anlatmaya çalıştığım olaylar ülkemizde 2016 yılında cereyan etti. Anayasamız ifade ve toplantı özgürlümüzü belirtir ve korur. Ancak bu haklar hepimiz için geçerli değilmidir? Karanlık güçlerin  yazılı ve sözlü tehditlerle bu anayasal haklarımızı kısıtlamasına göz mü yumacağız?  

ANAYASAL HAKLARIMIZA SAHİP ÇIKIP ONLARI KARANLIK GÜÇLERDEN KORUYALIM!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.