ISVEC’TE KORKU HAVASI

Avrupa ülkeleri arasında 2015 yılında en çok göçmen kabul eden ülke statüsünde olan İsveç’te adli makamlarının yürüttüğü soruşturma, 2012 – 2016 döneminde ülkenin kadın nüfusunun yüzde 4’ünün cinsel nitelik taşıyan saldırıların kurbanı olduklarını ortaya koydu.

Ülkenin muhalif partileri, işlenen suçlarda bazı sosyal grupların ve özellikle göçmenlerin rolünü ortaya çıkarmak için kolları sıvadı.

‘SIĞINMACIYI SUÇLAMAK SİYASİ AÇIDAN DOĞRU DEĞİL’

İsveç’teki kadınlar, cinsel nitelikli suçların son zamanlarda artış gösteriyor olmasından tedirgin, zira daha önce ülkenin gündeminde ‘cinsel şiddet’ sorunu diye bir şey yoktu.

Bir İsveç vatandaşıyla evlenip Stockholm’e yerleşen Rus kökenli Anna Burtina, Sputnik’e verdiği mülakatta ülkedeki kadınların son yıllarda korkuya kapılmaya başladıklarını söyledi. Burtina, “Göçmenlerin sayısının çok olduğu kenar bölgelerde yaşıyorsanız, geç saatlerde sokağa çıkmasanız daha iyi. Eğer merkezde yaşıyorsanız, kenar semtlere bakmaya değmez. Herkesin korktuğu söylenemez, fakat korku havası kendisini hissettiriyor” diye konuştu.İsveçli kadınların, tehlikenin resmi basının acınması gerektiğini yazdığı sığınmacılardan gelmesi konusunda hazırlıksız yakalandığını söyleyen Burtina, “Birçoğu, ırkçılıkla ve hoşgörüsüzlükle suçlanmaktan korkuyor. Önyargılı yaklaştığınızı söylerler. Ben, polisin de bir şeyler sakladığını duymuştum, bundan emin değilim. Polise son çare olarak başvurulduğunu kesin biliyorum. Tanıdığım iki kadına tacizde bulundular, fakat onlar kaçmayı başardı, tecavüz olmadı. Ama girişim oldu ve onlar, sadece taciz edenlerin göçmen olması nedeniyle polise başvurmama kararı aldı” ifadelerini kullandı.

İSYANLARA VE ÇEŞİTLİ SUÇLARA KARIŞIYORLAR

2015’te İsveç Başbakanı Stefan Löfven, ülkesinin ‘Avrupa’da yeni herhangi bir duvara izin vermeyeceğini’ duyurmasının ardından çoğu Ortadoğu kökenli yaklaşık 163 bin sığınmacı İskandinav ülkesine giriş yaptı. O zamandan bu yana Stockholm’ün retoriğinde önemli değişimler oldu. Bunu nedeniyse, 2017’nin Şubat ayında başkentte göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı Rinkeby semtinde çıkarılan isyan, nisanda Özbekistan uyruklu Rahmet Akilov’un başkentin ortasında işlediği toplu katliam, yaz dönemindeyse, bu tür etkinliklerde suçların yüzde bin oranında artması nedeniyle iptal edilen müzik festivali gibi olaylar oldu.Stockholm, aşırı göçün ülke için sorun haline geldiğini kabullenmek zorunda kaldı. Önümüzdeki eylülde yapılması beklenen seçimler öncesinde İsveç yönetiminden, 2015’teki olayların tekrarına izin verilmeyeceği yönünde açıklamalar geliyor ve hatta göçmenlerin bir kısmının evlerine geri dönmeye zorlanacakları ima ediliyor.

KONUT VE İŞ BULMA SIKINTISI

Göçmenler ile ilgili son dönemin en sert açıklamalarından birini yapan İsveç Maliye Bakanı Magdalena Andersson, Dagens Nyheter gazetesinde yayınlanan söyleşisinde “Bu, 2015 yılı sonbaharından önce de böyleydi. Çok açıktır ki entegre edeceğimizden daha fazla sığınmacı alamayız. Buraya gelen insanlar için de toplum içinde iyi olmaz” dedi.

İsveç’e gelebilecek sığınmacıların güç koşullarla karşılaşacaklarını söyleyen Andersson, diğer ülkelerde barınma ve eğitim olanaklarının daha fazla olduğunu söyledi.İsveç’te yaşayan Rus kökenli Aleksey Sahnin, Sputnik’e verdiği demeçte şöyle konuştu:

“Sadece Ortadoğu’dan değil, Ukrayna’dan da gelen birçok kişi, çok sıkışık koşullarda yaşamak zorunda kalıyor, küçük bir villada onlarca kişi yaşayabiliyor. Göçmenleri de çok ağır yargılamamak gerekir, bu kişiler birer kader kurbanı. Çok kötü şartlarda yaşadıkları ülkelerden sadece Hollywood filmlerindeki gibi olduklarını hayal ettikleri ülkelere geldiler ve kendilerini, ucuza çalışacak işgücüne ihtiyaç duyan bir toplumun içinde buldular.”

Göçmen talebinin ekonomik nedenlere bağlı olduğunu ancak sonuçta göçün İsveç’in tüm toplumunu olumsuz etkilediğini söyleyen Sahnin, “1980’lerde örneğin postacı, birçok kişinin kabul edebileceği bir meslekti. Şimdiyse durum değişti. Bu pozisyonlar için ödenen ücretler giderek düşürülürken, en fakir ülkelerden gelen bir işsizler ordusu da bu tür görevlerde çalışmak için talip oluyor. Emeğin maliyeti giderek azalıyor ve bu zeminde aşırı sağ popülistler güçleniyor. İsveç’in taşrasındaki insanlar, işçi sınıfının temsilcileri, neredeyse bedavaya çalışmaya hazır olan yabancılar kalabalığından dehşete düşüyor” ifadelerini kullandı.

 sputniknews

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.