ADD 696 sayılı KHK’yı geçersiz ilan ediyor!

Kimse kusura bakmasın ama acaba ADD, muhalefete yalakalık yaparak, Atatürk’ü Değersizleştirme Derneği olmak yolunda mı? Birlik ve beraberliğimizi zedeleyerek iç harp çıkarmaya çalışmak Atatürk’ün hangi ilkesine uyuyor? Anlamıyorlar mı ki; 696 sayılı KHK’nın darbe müteşebbislerine yönelik kısımı bu maksatla çıkarıldı ancak; 696 sayılı KHK olmasa dahi halihazırda geçerli 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu vatandaşların meşru savunma haklarının nerede ve nasıl kullanılacağını açıkça ifade ediyor. 

Gelin 5237 sayılı kanunu birlikte inceleyelim: 

Demokrasi ve hürriyet hepimizin malı ve toplu değerimiz olduğuna göre, bu değerleri darbeyle elimizden almaya çalışanlara karşı durmak hepimizin hak ve vazifesi değilmidir? Başta Kılıçdaroğlu olmak üzere bazı kişiler, darbecilerin bir kısmının rütbesiz asker olduklarını vurgulayarak, verilen emre itaat ettiklerini iddia edip onların suçsuz olduklarının altını çiziyorlar ancak; Kanunun hükmü ve amirin emrini içeren 24. maddenin 3. bölümü açıkça; “Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur”. diyerek bu iddiayı çürütmüş oluyor! TSK askerin eline vatandaşımızı vursun diye silah vermediğine göre silahını vatandaşa çeviren asker suç işlemiş olmuyor mu? 

Tenkit edilen KHK, aynı kanunun 25. maddesi ile de neredeyse tamamen örtüşüyor öyle ki: 
“MADDE 25. Meşru savunma ve zorunluluk hâlinde vatandaşın hakkı;
(1) “Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.
(2) Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez”.
Ben hukukçu değil sadece okuduğunu anlayan ve tefsir edebilen bir öğretmen emeklisiyim. Muhakkak ki ADD içinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanununu okuyup tesir edebilecek hukukçular, hatta hukuk profesörleri vardır. Merakım onların bu mevzudaki düşünceleri nedir? 

Yoksa ADD şecaat arzederken sirkatin mi söylüyor?
ERKAN HOCA / ISVEC

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.