Yıl 1926. Şapka kanunu yeni çıkmış. Yer Erzurum.

Dadaşlar diyarı. Yetim çocuklarına bakmak için el işi şal örüp çarşıda satan bir anne kadınlar hamamında “Senin oğlanlar hükümeti taşa tutuyor, git onlara sahip ol” sesini duyar ve irkilir.

Bohçasıyla hamamdan dışarı fırladığı gibi hükümet konağının önünde kendini bulur. Asker ve halk arasındaki sürtüşmeyi görünce evlatlarını aramaya başlar.

Bulamayınca, oğullarını askerlerin aldığını düşünerek annelik duygusuyla, bohçasındaki takunyaları askerlere fırlatır ve şapka hakkında kötü sözler sarf eder. Ne olduğunu anlamadan da tutuklanır ve sözüm ona İstiklâl Mahkemeleri’nde yargılanır.

“Ben hatun kişiyim, şapkayla ne alakam olur?” dese de sözde mahkemeler dinlemez ve Şapka için bir anamızı idam eder. İdam edilirken kadın olduğu anlaşılmasın diye de başına çuval geçirirler. Bu süreçte idam edilen ilk ve tek kadın olur Şalcı Şöhret Bacı.

Bir kadının şapka için idam edilmesi herhalde adalet tarihinde ilk defa Erzurum’da vuku bulmuştur! O günün ulusal basını Hâkimiyet-i Milliye, Akşam ve Cumhuriyet gazeteleri bu olayı yazmadılar ya da yazamadılar. İnsanlık dışı bu cinayeti millete duyurmayarak ağa babalarının emrini yerine getirdiler.

Günümüzde de merkez medya bazı olayları duyurmamaktadır. Duyursa da çarpıtarak duyurmaktadır. Ne zaman medya adam olursa ülkemiz demokrasi yolunda ilerleme kaydetmiş olacaktır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.