Fetullah Gülen ilk davasını kazandı! “Vatan haini” diyen herkes hapse mi atılacak?

Gazeteci Yazar Fuat Uğur, “Fetullah 15 Temmuz sonrası ilk davasını kazandı” başlıklı yazısıyla yargının son zamanlardaki kararlarını sert bir dille eleştirdi.

Fetullah Gülen ilk davasını kazandı! "Vatan haini" diyen herkes hapse mi atılacak?
İşte Fuat Uğur’un o yazısı:

Bazen halkın “Böyle yargı olmaz olsun” diye sokaklara çıkması için mi alınıyor bu kararlar diye düşünmeden edemiyorum.

Kimi yargıçlarla savcılar galiba sabrımızı sınıyor ya da bunu özellikle yapıyor ki ülkemiz insanlarının adalete güveni tamamen ortadan kalksın, Kılıçdaroğlu’nun ağzına sakız olsun. Seçim malzemesi için bulunmaz nimet.

Anlatacağım olay FETÖ’nün yeni planını ortaya koyuyor.

Hüseyin Adalan “Erzincan Detay” isimli bir internet sitesinin sahibi. 2014 yılındaki haberlerinde ve yazılarında “Fetullah Gülen terör örgütü” tanımını kullanmış. Fetullah Gülen ise “kişilik haklarının zedelendiğini” belirterek Erzincan 2. Asliye Mahkemesinde 50 bin liralık tazminat davası açmış.

Davayı kabul eden Yargıç Muharrem Yiğittürk 16 Ekim 2015 tarihinde Hüseyin Adalan’ı 50 bin lira tazminat ödemeye mahkûm etmiş. Karar gerekçesinde de aynen şöyle demiş:

“Davacı kişinin adı Fetullah Gülen’dir. Hakkında terör örgütü kurmak ve yönetmek suçlamasıyla dava açılmış olsa bile FETÖ kelimesi kişilik haklarına saldırıdır”
Hâkim Muharrem Yiğittürk bu kararından sonra terfi ettirilerek İstanbul’a tayin edilmiş.

15 Temmuz darbe girişiminden 8 ay sonra da 23. Ankara İcra Dairesi “Hüseyin Adalan, Fetullah Gülen’e borçludur” diye bir ödeme tebligatı çıkarmış.
Şaşırmayın, ayniyle vaki.

Adalan, bu tebligattan hemen iki gün sonra Erzincan Terörle Mücadeledeki Savcıya şikâyette bulunuyor. Böylece süründükçe sürünüyor dava.
Gazeteci Hüseyin Adalan davanın şu anda İstinaf Mahkemesinde olduğunu ve mahkeme heyetinin 50 bin liralık tazminat davasını görüştüğünü iletti. Kararın henüz resmen açıklanmadığını ama bir takım FETÖ’cülerin kripto isimlerle kendisine mesajlar yollayarak “İstinaf Mahkemesi kararı onayladı, artık başına gelecekleri sen tasavvur et” dediklerini de iletti.

Kumpas belli. İstinaf Mahkemesi bu kararı verirse Fetullah Gülen çetesi bunu emsal kabul ettirerek kendisine “FETÖ elebaşı” diyen herkesten tazminat talep edebilecek. Hatta ceza davası açabilecek.
Ne güzel değil mi?

Daha güzel olanları da söyleyeyim.

Davanın iddianamesini açan savcının adı Mehmet Burak Uzun. Kendisi şu anda cezaevinde. FETÖ’cülükten müebbet hapis cezası aldı.
Yargıç Muharrem Yiğittürk ise görevde. İstanbul Barosundan 400 avukat onun hakkında imza toplamış. Kararlarında Fetullah Gülen’den içtihat yaptığı için.
Ve şimdi eğer İstinaf Mahkemesi kararı onarsa çok şenlikli bir durum ortaya çıkacak.

BİR BAŞKA OLAY

İstanbul’da bir bölge jandarma karakolunun komutanından dinledim bu olayı. Bir uyuşturucu satıcısını tespit ediyorlar, sivil görevliyle suçüstü yapıp araçlarını arıyorlar. Araçtaki bir kadınla birlikte üç kişi karakola çekiliyor. Üstelik kimlikleri de yok. Kadının sütyeninin içinde plakalar hâlinde uyuşturucu ve paralar çıkıyor. Tespit tutanağı düzenleyip savcılığa intikal ettiriliyorlar.
Sonuç; hâkim serbest bırakıyor.

YİNE BİR BAŞKA OLAY

Bu kez anlatan kişi emekli bir Yargıtay üyesi. Evine hırsız giriyor. Tüm görüntü kayıtlarında hırsızın kimliğini tespit ediyorlar. Dolayısıyla da kolaylıkla yakalanıp cezaevine gönderiliyor. Birkaç ay sonra Emekli Yargıç bölge polis merkezinden “Bugünkü duruşmaya neden katılmadınız” diye bir telefon alıyor. Katılmamıştır çünkü haberi yoktur. Tebligat da gönderilmemiştir.
Sonuç:
Duruşmaya gitmeyen emekli yargıcın evine giren hırsız tahliye ediliyor.

YARGIYA VE ADALETE GÜVEN TAVAN YAPIYOR

Zaten yargıya güven deyince akan sular duruyor. Zekâ engelli kıza tecavüz eden beş kişiyi “Kız tecavüze uğrarken bağırmadı” diyerek serbest bırakan hâkim yargı sistemimizi taçlandırmadı mı bu kararıyla?

K. Pehlivan adlı hanıma sırf çarşaf giyiyor diye tüküren ve hakaret eden Atınç Manap adlı saldırganı serbest bırakan hâkim ve savcıları da tebrik etmek gerekmiyor mu sizce? Madem saldırıya uğrayan kadın şortlu ve mini etekli değil o hâlde üzerinde durmaya değmez ama öyle değil mi? Zaten kadın örgütlerinin de ilgi alanına hiç girmiyor bu durum. Hele Ayşe Arman’ın hiç.

Şu işin geldiği noktaya, alınan akla ziyan kararlara bakın.
Hepsi de bu kararların HSK tarafından sorgulanmayacağından yüzde 100 eminler.
Yüce Türk adaletini, yüce Türk yargısını kutluyorum. HSK’yı kutlarım, fevkaladenin fevkinde bir başarı göstermekteler. HSK Başkanlığını yürüten Sayın Adalet Bakanı’nı da kutlarım.

Hele yine Hüseyin Adalan’ın MİT tırlarını durduran ve şu anda yargılanan iki subaya “Vatan haini” dediği için yargılandığı ve ceza alacağı düşünülürse yedi uyuyanlar katında pembe rüyalar dilemekten başka elimizden bir şey gelmez.

yeniakit

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here